Sign Graphic Türkiye'nin ilk ve tek Açıkhava Reklam Dergisi        
 
 

 

 

  Sign Bulten
Reklam Gazetesi 2006
Outdoor/Indoor
Fuar Özel Eki



Reklam dergisi fuar eki
büyük İlgi gördü ...


Signgraphic Eylül
Sayısı Çıkmıştır



Türkiye'nin İlk ve Tek
Açıkhava Reklam
Dergisi Signgraphic'e
gösterdiğiniz ilgiden
dolayı TEŞEKKÜRLER...                              
 
Reklam Dergisi Eylül
Sayısı Çıkmıştır..



Ajans Medyatek Since
1998 Signgraphic
Açıkhava Reklam
Dergisi ve Reklam
Dergisi Eylül Sayıları
Çıkmıştır...     
 
 
 
 
 
 


  SERİGRAF
Serigrafi makinelerinin “hepsi bir arada” yöntemiyle temizliği

 
Güvenli ve doğaya saygılı bir uygulama için ayrıntılar ve tavsiyeler

Son yıllarda iş ve sağlık güvenliğine dair tartışmalar iyice derinleşti ve bu sorunları çözmek için değişik yaklaşımlar ortaya atıldı. Ancak özellikle şablon temizliğine yakından baktığımızda deneyim gösteriyor ki, her şeye çare olacak bir çözüm yok. Belli bir konuyu tam çözüme kavuşturacakken bir anda yeni güvenlik sorunları ortaya çıkıyor ve dikkatimizi tekrar bu yeni problemelri çözmeye vermemiz gerekiyor. Aynı şey “hepsi bir arada” şablon temizliği yöntemi için de geçerli. Bu makalede ESMA hem yasal yönerge ve güvenlik sorunlarını ortaya koyarak serigrafçılara kaliteli ve ekonomik açıdan sağlam, aynı zamanda güvenli bir iş ortamına sahip bir işletme yönetmek için gerekli bilgileri vermeye çalışacak.

“Hepsi bir arada” serigrafi temizliği “


Hepsi bir arada” yöntemi, mürekkep silme, şablon temizleme ve mesh’i yağdan arındırma işlemlerinin tek bir operasyonda gerçekleştiği kombine bir metod. Su bazlı, biyolojik olarak yok edilebilen organik solventler, yüzey aktif maddeler ve oksidasyon ajanları içeren “hepsi bir arada” temizleme yöntemleri manuel olarak uygulanabilir ya da özel tasarlanmış otomatik temizleme ekipmanıyla kullanılabilir. Mürekkep, şablon ve mesh temizliğinin ayrı adımlarda gerçekleştiği geleneksel metodla karşılaştırıldığında zamandantasarruf sağlayan “hepsi bir arada” yöntemi, şablonun kimyasal müdaheleden hemen sonra yüksek basınçlı suyla yıkanarak kullanıma hazır olması avantajını sunuyor; aynı zamanda çerçeve de kuruduktan sonra tekrar kullanılabilir. Manuel uygulama tipik olarak bir fırça ya da süngerle yapılır, çünkü kimyasal/su karışımlarının spreyle püskürtülmesi esnasında açığa çıkan aerosollar cildi ve mukus membranlarını ciddi şekilde irite eder. Otomatik bir temizleme ekipmanında bütün sistem komponentleri hem solvent hem de aside dayanıklı materyallerden yapılmalıdır ve kimyasal aeresollar dışarı atılmalıdır.

Tarihi

“Hepsi bir arada” yöntemi aslında serigrafi endüstrisinde oldukça uzun zamandır bilinen bir işlem. 1977’de İngiltere’deki Vickers şirketi patentli bir ürün çıkarır. 1984’te Nazdar bunu modifiye edilmiş versiyonunu Screen-O-Clean adıyla piyasaya sunar ancak bu ürün de pek tutulmaz. Bunun nedeni, o sırada en yaygın kullanımda olan solvent bazlı mürekkeplerin zor temizlenmesi ve temizleme solventleriyle bile şablondan güçlükle çıkarılması yüzünden yeni metodun fazla bir avantaj sunmamasına yoruldu. Geleneksel ve su bazlı UV-mürekkepler Avrupa display/poster baskı endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaya başlayınca, “hepsi bir arada” yöntemi 199’da Fransa’da bir rönesans yaşayarak kimyasal ve ekipman tedarikçisi çeşitli firmalar tarafından pazara tekrar sunuldu. “Hepsi bir arada” temizleme metodu organik ve inorganik kimyasalları suyla karıştırarak kullandığı ve daha sonra mürekkep ve şablonla temas ettiği için ekipman üreticileri ve operatörler için güvenlik ve doğaya saygı sorunları ortaya çıktı.

Temizlikte kullanılan kimyasalların genel görünümü

“Hepsi bir arada” temizlik solventleri genelde biyolojik olarak yok edilebilen, parlama noktası 55•'b0C üzerinde olan ve düşük gaz basıncına sahip organik solventlerden (örn. ester, glycol eter vs.), non-iyonik yüzey-aktif maddeler ve diğer deterjanlardan, oksidasyon ajanlarından (sodyummetaperiodat, periyodik asit) ve su içinde az miktarlarda mineral asitlerinden oluşur. Otomatik sprey ve fırçalı sistemlerde iş güvenliği ve patlamaları önlemek açısından 55•'b0C altında parlama noktası olan herhangi bir organik solventin temizleme karışımında bulunmaması kesinlikle zorunludur. Tehlikeli maddelerin klasifikasyon, ambalaj ve etiketlenmesi hususunda üye ülkelerin mevzuatlarının birbirine yaklaştırılmasına yönelik AB Konsey Direktifi 67/548/EEC ve teklikeli preparatlar hususunda 7 Haziran 1988 tarihli 88/379/EEC sayılı Direktif’te belirtildiği üzere bütün organik solventler ve içerikteki maddelerin biyolojik olarak indirgenebilir olması ve kanserojen, mutajen ya da teratojen sınıfına girmemesi gerekir. Buna R45, R46, R49, R60, R6 risk tanımlarına sahip tüm toksik (T) olarak belirtilen ve R23, R24, R25, R26, R27, R28, R39, R48 risk tanımlarına sahip çok toksik (T+) ya da toksik (T) maddeler ile R40, R42 ve R43 risk tanımlarına sahip duyarlılaştırıcı maddeler dahildir. Alifatik, aromatik ve klorin içeren hidrokarbonlar da bu işlemde kullanılamaz ve 2-Ethoxyethanol, 2-Ethoxyethylacetate, 2-Methoxyethanol and 2-Methoxyethylacetate kullanımından da kaçınılması gerekir. Bunun dışında btün organik maddelerin asit ve oksidasyon ajanlarıyla aynı ortamdayken stabil kalabilmesi gerekir, aksi takdirde saklama ve uygulama esnasında tehlikeli çözülme ürünleri ortaya çıkabilir. Alkil fenol etoksilatlar (APEO- özellikle etoksile oktil ve nonilfenoller) bazlı non-iyonik yüzey-aktif maddelerin, çevreye son derece zararlı olduklarından, hiçbir şekilde düşük köpük ıslatmada ve deterjanlarda kullanılmaması gerekir. APEO-grubu yüzey-aktifler mevcut en iyi teknolojiyle uyumlu değildir. Dünya genelinde atıksuda son derece tehlikeli olarak kabul edilir, çünkü yetersiz indirgenme sonucu su toksisitesini ciddi ölçüde etkileyen stabil metabolitlerin oluşumuna neden olurlar. 1980’lerden beri yapılan sayısız araştırma alkil fenol etoksilatların çevreye olduğu kadar insan sağlığına da olumsuz etkileri olduğunu ortaya koymuştur. 80’lerin sonunda bu maddeler Avrupa’da yasaklanmıştır. Ayrıca temizleme çözeltileri organik kompleks format ajanları (örn. Etilen diamin tetra acetat- EDTA) ve yüze çeken organik halojen (AOX) oluşturabilecek maddeleri içeremez.

Otomatik uygulama için temel noktalar

Otomatik sprey sistemlerinin konstruksiyonu prEN1010 –makine güvenliği- kurallarına ve baskı ve kağıt dönüştürme makinelerinin tasarım ve konstrüksiyonuyla ilgili güvenlik kuralları ile BGI 801- serigrafi makinelerinin manuel ve otomatik temizlikleri için fabrika ve ekipman tasarımı kurallarına (BG Druck+ Papier, Wiesbaden) uyması gerekmektedir. Ekipmanların tasarım ve konstrüksiyonunda sağlık güvenliği,patlama önleme/koruma ve çevre koruma, ayrıca kurulum sahası ve çalışma ortamı düzenlemeleri hususunda da önemli parametrelere uyulması gerekmektedir. Tipik “hepsi bir arada” temizleme solventleri çoğnlukla su bazlı ürünler oldukları halde, otomatik sprey ve fırçalama sistemlerinin tasarım ve konstrüksiyonuyla ilgili patlama tedbirleri alınmalıdır. Kombine temizleme karışımları görece yüksek parlama noktalarına sahip organik solventler içerir. Bununla beraber, püskürtme ve/veya fırçalama işlemi sırasında “hepsi bir arada” su bazlı temizleyiciler, hava ve gaz karışımları ya da buhar ve atık gazlar (aerosoller) sebebiyle kapalı alanlarda zararlı patlayıcı atmosferler yaratabilir. Bunun sonucu olarak, solvent/su karışımları püskürtülürken ve/veya yüksek hızla dönen fırçalarla serigrafi temizlik malzemeleri ve 55•'b0C üzerinde parlama noktasına sahip diğer yanıcı maddelerin bulunduğu bir alanda uygulanırken, ekipmanın içinde zararlı patlayıcı bir atmosferin oluşma ihtimali göz önünde bulnudurulmalıdır. Bu durumda, fırçaların elektriği iletebilmesi (< 106’dan az dirençli) ve solvent pompalarının ekipman grubu II, kategori 2G (ATEX 100a) gereklilikleri doğrulutusunda patlamalara dayanıklı olmalıdır. Hortum, boru ve bağlantıların iletken ve topraklı olması gerekir. Ekipmanının bütün parçaları iletken bağlantıya sahip olmalı ve bütün kuruluma ayrı ayrı eşdeğer potansiyelli topraklama yapılmalıdır. Bunun anlamı, yıkama odasındaki bütün materyallerin ve kimyasal malzeme içeren tankların yeterli derecede elektrik iletmesi gerektiği (örn. paslanmaz çelik) ve bu alanda yalıtkan plastik parçaların (örn. nozzle, fırça, boru, hortumlarda) kullanılmaması gerektiğidir. Ekipman temiz hava ve çevre korumayla ilgili ulusal yasalar çerçevesinde inşa ve monte edilmelidir. Yer döşemesi kimyasalları emmeyecek şekilde tasarlanmalıdır. Aksi halde ulusal çevre koruma yasalarının öngördüğü şekilde kollektörler yerleştirilmelidir.

Çevre korumayla ilgili diğer genel konular

Piyasadaki otomatik temizleme sistemleri genellikle bir atıksu arıtma sistemine bağlı olmadığından, “hepsi bi arada” temizleme işlemi sadece baskı mürekkepleri ağır metal içermiyorsa (pirinç phtalocyanin pigmentlerindeki pirinç hariç) ve şablonun hammedesi chromium bileşenleri içermiyorsa yapılmalıdır. Pürkürtme sistemleri kullanılırken, temizleme kimyasallarının mümkün olduğu kadar ıslah ve yüksek basınçlı sprey alanlarından uzak tutulmasına dikkat edilmesi gerekir. Atıksu sistemine karışan “hepsi bir arada” temizleme solvent miktarı şablon yüzey alanında m2 başına 100-150 ml.yi geçmemelidir. Ayrıca temiz şu akışı da sağlanmaldır. Böylece 1 m2 şablon alanı başına 30-40 l.den fazla atıksu üretilmemiş olur. Atıksu içindeki organik yükün miktarı kimyasal oksijen ihityacı (COD-chemical oxygen demand) ve biokimyasal oksijen ihtiyacı (BOD5 biochemical oxygen demand)) ile değerlendirilir. Kimyasal Oksijen İhtiyacı (COD). Standart koşullar altında belli bir oksidasyon ajanının mevcut örnekte kimyasal oksidasyon için kullandığı oksijen miktarıdır. Ortalama COD, evsel ham atıksuda yaklaşık 1.000-2.000 mg/L O2’dir. Oksidasyon, oksijen alırken bir maddenin geçirdiği kimyasal değişimdir. Biyolojik Oksijen İhtiyacı (BOD5). Bu test belirli bir ısıda belirli bir periyodda bir örnekte kuluçka süresinde kimyasal ya da mikrobiyolojik aktivite ile tüketilen oksijenin ağırlığını ölçer. Normalde periyod 5 gün ve sıcaklık da 20•'b0C’dir. Ortalama BOD, evsel ham atıksuda yaklaşık 300-500mg/l O2’dir. “Heps bir arada” temizlikte ortaya çıkan atıksuyun pH değeri 6,5-9 arasında olmalı ve 2.000-2.500 mg/l O2’den daha yüksek bir COD değerine sahip olmamalıdır. Genel olarak, serigrafi işleminde üretilen ve 1000 mg/l O2 içeren atıksuda COD/BOD5 oranı en az 4:1 olmalıdır. Tasarım konfigürasyonu temel alındığında, mürekkep ve şablon materyallerindeki katı maddeler atıksuya karışıyorsa katı partiküller filtrasyon ya da sedimentasyon yoluyla ayrıştırılmalıdır. Bu durumda, filtrasyon ve/veya sedmentasyon ünitesi uygun bir boyutta olmaldır ki, 30 mg/l uzaklaştırılmış katı madde kontrol değeri garanti edilsin. Suda çözünebilir organik materyal bazlı COD değerinin atıksuyun basit filtrasyonuyla indirgenemeyeceğini unutmayın. İnce partiküllerin (temizlik ve ıslahtan sonra meshte kalan mürekkep ve emülsiyon artıkları) temizliği için aktif klorin içeren alkalı temizleyicler otomatik ekipmanlarda kullanılmamalıdır. Manuel olarak uygulanmalı ve üreticinin tavsiyeleri doğrultusunda kullanılmalıdır. Otomatik ekipmanlarla kullanımı AOX bileşenleri oluşturarak atıksu problemlerine sebep olabilir. (AOX= yüze çıkan organik halojen bileşikleri- eşik 1 mg/l) Klorin içeren temizlik ürünlerinin otomatik kullanımında aktif hale gelmiş yüksek miktarda klorinin atıksuya karışma ihtimali yüksektir. Şablonu AOX-bileşenleri oluşumunu önlemek amacıyla hafifçe sıcak havayla ısıtma metodu ya da aiktif klorininin yıkımını hızlandırma gibi yöntemler hiç güvenilir değildir ve fazlasıyla çevre riski taşır. Parça temizliği yukarıdaki metodla yapılmışsa ortaya çıkan atıksu düzgün bir şekilde arıtılmalı ve iyice temizlenmelidir. Aktif kömürle de kalan bütün organik materyalin ve AOX bileşenlerinin yüze çıkarıldığından emin olunmalıdır.

Not:Avrupa Serigrafçılar Birliği ESMA’nın internet sitesinden kısaltılarak alınmıştır.
 

 
 
 

Hazır Site Tasarım

 Copyright 2006 Signgrapic