18 Ağustos 2018

KARATEPE MAKİNE EZBERLERİ BOZMAYA HAZIRLANIYOR

KARATEPE MAKİNE EZBERLERİ BOZMAYA HAZIRLANIYOR

1997 yılından bu yana sektörde faaliyet gösteren Karatepe Makine, yakın zamanda lazer kesim makinelerinin imalatına başlayarak, sadece ithalatçı olarak değil bundan böyle üretici olarak da sektörde ismini duyurmuştu. 2O2O yılından itibaren hem lazer kesim hem dijital baskı makineleri konusunda yapacağı üretimi hızlandırmayı planlayan firma, bu konuda altyapı yatırımlarını ve Ar-Ge çalışmalarını da güçlendirmiş durumda.

Biz de Karatepe Makine’yi Bursa’daki merkez ofislerinde ziyaret ederek firma sahibi Serkan Karatepe ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimize, yakın zamanda Karatepe Makine Genel Müdürü olarak görevine başlayan Serkan Tezeren de eşlik etti.

Öncelikle firmanızın kuruluş hikayesi ve faaliyetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Mevcut ürün gruplarınız neler?

Serkan Karatepe: 1997 yılında kurulan Karatepe Makine, faaliyetlerine kumaş satışı ile başlayarak tekstil sektörüne adım attı. 2OO4 yılında ise tamamen makine satışına odaklanarak lazer kesim makineleri, pnömatik hidrolik presler ve kalender makinelerinin satışına başladık. 2O11 yılında da dijital baskı sektörüne giriş yaptık. İlk olarak tekstil baskı makinelerinin ithalatını yaparak süblimasyon, pigment, asit, reaktif ve dispers gibi pek çok tekstil baskı makinesini portföyümüze kattık. Dijital baskı sektöründe satış grafiğimizi sürekli yükselttik. Son bir yıldır da büyük ebat lazer kesim makinelerinin imalatına başlamış bulunuyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu konuda yatırımlarımızı artırarak, reklam sektörüne yönelik dijital baskı makinelerinin de imalatını yapıyor olacağız. Üretimini yaptığımız makine grubu içerisinde reklam, tekstil ve endüstriyel sektörlere yönelik büyük ebatlı lazer kesim makineleri, perde makineleri, ahşap işleme makineleri ve dekota ve pleksiglass kesim makineleri yer alıyor. İthalatını yaptığımız makine grubu içerisinde ise dijital baskı makineleri, bayrak fikseleri ve pres makineleri gibi farklı çözümler yer alıyor. Dijital baskı grubunda, tekstil sektörüne yönelik süblimasyon, pigment, asit, reaktif ve dispers boya ile baskı yapan makinelerimiz mevcut. Şu anda da reklam sektörüne yönelik çözümlerle sektöre güçlü ve istikrarlı bir giriş yapmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda ilk olarak eko-solvent baskı makinelerini portföyümüze ekledik. Önümüzdeki süreçte reklam ve endüstriyel sektörlere yönelik UV baskı çözümlerimizi de sektöre sunuyor olacağız.

“Verilen hizmetler birbirine benzediği zaman, farkı yaratan isimdir”

Sektörde sizi ayrıcalıklı ve farklı kılan nedir? Müşterilerinizin sizi tercih etme sebepleri neler?

Serkan Karatepe: Benim bir sloganım var: Verilen hizmetler birbirine benzediği zaman, farkı yaratan isimdir. Bizim de Karatepe Makine olarak bugüne kadar sektörde edindiğimiz iyi bir ismimiz var. Bu ismi oluşturmamızı sağlayan da bugüne kadar hep dik duruşumuz, istikrarlı yol alışımız ve müşterilerimizin her zaman yanında durmamız oldu.

Sektörde birçok firmanın makine satışı sonrasında müşterisini mağdur ettiğini görüyoruz. Karatepe Makine olarak her zaman taşın altına elimizi koyduk; müşterinin mağdur olduğunu gördüğümüzde her zaman çözüm ürettik. Şu anda Türkiye ve çevre ülkelerde yaklaşık 3,OOO adet çalışır makinemiz var. Bu da bizim makinemizin kalitesi kadar, sunduğumuz hizmetin de bir göstergesi. Çünkü biz çok büyümek, çok yüksek satış adetlerine ulaşmak amacıyla hareket etmedik. En iyi bildiğimiz alanda yürüdük, en iyi bildiğimiz işi yaptık, en iyi hizmeti vermeye çalıştık. Bu misyonla da çalışmaya devam ediyoruz.

Dijital baskı makineleri üreten ve tedarik eden firmaları birbirinden ayıran en önemli özellik sundukları teknik servis hizmeti. Üstelik baskı üreticilerinin yatırım kararlarını şekillendiren en önemli noktalardan biri de satış sonrası alacakları hizmetler. Siz Karatepe Makine olarak sektöre bu anlamda neler sunuyorsunuz? Teknik servis yapılanmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Serkan Karatepe: Şu anda teknik servis hizmetimizi daha da güçlendirmek için çalışmalarımız başlamış durumda. İstanbul ve Bursa’da teknik servis ekibimiz var. Ekibimizde uzun yıllardır sektörde hizmet veren profesyonel arkadaşlarımız olduğu kadar, çekirdekten yetiştirdiğimiz arkadaşlarımız da var. Kadromuz şu anda Bursa’daki merkezimizde eğitimlerini tamamlıyorlar. Ardından yurtdışına giderek eğitimlerini tamamlayacaklar ve daha sonrasında da yurtdışından gelecek olan uzman teknik servis ekipleri de burada bizzat eğitim verecek. Böylelikle daha güçlü bir teknik servis ekibi kurmayı amaçlıyoruz. Sektörde, tedarikçisinden servis alamadığı için makinesi üç ay çalışmaz durumda kalan firmalar var. Tedarikçi, müşterisinin telefonlarına bile çıkmıyor. Ama biz bir makine ithalatçısı ve aynı zamanda üretici firma olarak, teknik servise elimizden geldiğince yatırım yapmak zorundayız. Bu yüzden ekibe yatırım yaptığımız kadar, sunduğumuz hizmetin de kalitesini artırmaya çalışıyoruz. Örneğin, müşterimizin bir sıkıntısı olduğunda, çoğu zaman 24 saat içerisinde olmak üzere, en geç 2 ila 3 iş günü içerisinde yanıt veriyor ve en kötü durumlarda bile sorunu çözüme kavuşturuyoruz.

“48 saat içinde Çi n’den buraya yedek parça getirtiyoruz”

Çin’den ithal ettiğiniz makinelerde, yedek parça ihtiyacı söz konusu olduğunda hızlı geri dönüş sağlayabiliyor musunuz?

Serkan Karatepe: Ben Çin’de 1O yıl yaşadım. Şu anda Çin’de halen faaliyet gösteren bir ofisimiz var. Dolayısıyla hem parça tedariki hem de makine fiyatları söz konusu olduğunda, rakip firmalarımızdan birkaç adım öndeyiz. Özellikle yedek parça konusunda Çin’de bulamayacağımız parça ya da malzeme yok. Üstelik bu ürünleri, bizim kadar hızlı getirebilecek sektörde başka bir firma a yok. 48 saat içinde yurtdışından buraya parça getirtiyoruz. Bu da yıllardır Çin’de bulunmanın, Çin ile birebir iletişimi halen direkt sürdürüyor olmanın ve orada mevcudiyetimizin olmasının bir avantajı. Biz de bu avantajı müşterilerimize sunuyoruz.

Yurtiçi satış ağınız ve bayi yapılanmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Serkan Karatepe: Şu anda Bursa’da idari, satış, pazarlama ve teknik servis olmak üzere toplam 13 kişilik bir ekibimiz, İstanbul’daki merkezimizde de 6 kişilik bir ekibimiz var. İstanbul Anadolu Yakası, Antalya ve Gaziantep’te de bayilerimiz bulunuyor. Şu anda satış ağımızdan oldukça memnunuz. Sattığımız ürünün ve verdiğimiz hizmetin kalitesi iyi olunca, satışlarımız da iyi oluyor. Amacımız, 2O2O yılı itibariyle tamamen ithalata ve üretime odaklanıp, satış ayağında yurtiçi ve yurtdışı bayilik sistemini oluşturmak ve perakende satışı bırakmak. Zaten dünyaya baktığınız zaman, üretici firma direkt satış yapmaz. 2O2O yılından itibaren biz de bu hedef doğrultusunda ilerleyeceğiz. Şu anda da bunun için gerekli altyapıyı oluşturuyoruz.

 

2O2O yılı itibariyle yeni bir yapılanma içerisine gireceğinizi söylediniz. Bu konuyu biraz açar mısınız? 2O2O yılı sonrasında Karatepe Makine olarak hedefleriniz neler?

Serkan Karatepe: Sektöre girdiğimiz günden bu yana hep yükselen bir grafik yakaladık. İthalat ile başladığımız faaliyetimize, üretimi de katarak devam ediyoruz. 2O2O yılında yeni fabrikamızı devreye alacağız. Şu anda bunun için tüm gerekli altyapı çalışmalarını hazırlıyoruz. Bu kapsamda, ekibimizi güçlendiriyoruz, teknik servis ekibimizi genişletiyoruz ve son sekiz aydır makinelerin Ar-Ge çalışmalarını yürütüyoruz. Halihazırda 5,4OO metrekarelik bir alanımız var. 2O2O yılında 1O,OOO metrekarelik bir üretim alanı kurmuş olacağız. Kuracağımız fabrika, özellikle teknoloji anlamında çok üst sınıf bir fabrika olacak. Bunun için devletten de destek almış bulunuyoruz. Şu anda yeni üretim tesisi için gerekli maddi ve manevi güce sahibiz. İşletme, idari kadro, satış ve pazarlama, üretim, Ar-Ge gibi gerekli tüm altyapı çalışmalarımızı tamamladıktan sonra 2O2O yılında imalata başlayacağız. Amacımız, bu sektörde birkaç yıl içerisinde en büyük ilk beş firma içerisinde yer alarak, üretici kimliğimizle de dijital baskı sektörünün zirvesinde yer almak.

“Üretim yapmayan firmanın ayakta kalma olasılığı artık yok”

Sektörde pek çok makine markası ve üretici firma varken, sizi ithalattan üretime yönelten faktörler neler?

Serkan Karatepe: Üretim yapmayan firmanın ayakta kalma olasılığı artık yok. Özellikle ithalatçı firmaların aldığı krediler ile ilgili çıkan son kanun ile birlikte. Mayıs ayında yürürlüğe girecek olan bu kanun, ithalatçı firmaların Euro ve Dolar kredilerinde, daha önce oldukça düşük olan faiz oranlarını yükseltiyor ve firmalara ciddi bir faiz yükü getiriyor. Bu da ithalatçı firmanın Mayıs itibariyle kendi öz sermayeleri ile döneceği anlamına geliyor. Kaldı ki, önceden 3 konteynır ürün için 6O-7O bin vergi öderken, bugün artık bu rakam 13O-14O bin seviyesine çıkmış durumda. Devlet bir bakıma, ithalatçı firmanın önünü keserek, firmaları üretime yöneltiyor. Bu saatten sonra, eğer para kazanmak istiyorsanız, üretim yapmak zorundasınız.

“Çinli üreticiler artık kapı kapı dolaşarak satış yapıyor”

Öte yandan sektörde şöyle bir durum söz konusu: Çinli üreticiler, artık sadece distribütörler, mümessiller ve bayiler aracılığıyla değil, direkt kendileri kapı kapı dolaşarak satış yapıyorlar. Çinli bir üretici Bursa’da Vişne Caddesi’ni duyarak feribota atlayıp buraya gelebiliyor. Dolayısıyla artık Çin, Türkiye’de. Bunu en basit olarak, son iki yıldır Sign İstanbul’da sayısı hızla artan Çinli katılımcılardan görebilirsiniz. Ben sektördeki arkadaşların çoğundan bu konuda şikayet duyuyorum. Ama ne yazık ki firmaların kendilerini buna hazırlaması gerek. Biz en azından bir yola girdik, deniyoruz ve başladık. İmalata geçişimiz elbette çok sancılı oldu, ama çok yatırım yaptık, dersler çıkardık ve kararlı bir şekilde yatırım sürecimizi devam ettiriyoruz. Ama en sonunda en başarılı olan da biz olacağız, buna eminiz.

Yerli üretimin Çinli üreticilerle rekabette zorlanmasının en önemli sebebi, bildiğimiz gibi üretim maliyetleri. 1O yıldır Çin’de yaşayan ve Çin ile ithalat yapan biri olarak, yerli üreticinin Çinli üretici ile rekabet edebilmesi için ne yapılmalı? Yerli üretimin Çin ürünlerine kıyasla avantajı ne olacak?

Serkan Karatepe: Aslında bizim maliyetlerimiz Çin maliyetlerinden çok uzak değil, hatta birbiriyle örtüştüğünü görüyoruz. Biz de rahatlıkla o fiyata makine üretip satabiliriz. En büyük avantajımız, Çin’in Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’ya çok uzak olması. Biz termin anlamında çok avantajlıyız; bu da bizi tercih sebebi haline getiriliyor. Üretirsek, biz kazanırız. Aksi takdirde, artık kazanmamız mümkün değil. Çin’e baktığımızda, üretimden ziyade asıl önde oldukları konunun ticaret olduğunu görüyoruz. Satış ağını çok iyi kurup yönetiyorlar. Üretiyorlar ve tek dertleri satmak. Bunun için Çin’den kalkıp geliyor, bir tercümanla birlikte ellerine çanta alıp dolaşıyorlar. Satmak için mücadele ediyorlar. Bizim en büyük eksikliğimiz ekip kontrolü. Bunu sağlarsak, Çinli üretici ile rekabet etmemek için hiçbir sebebimiz yok.

 

“Yakın zamanda yeni bir UV flatbed baskı makinesini portföyümüze ekleyeceğiz”

Şu anda reklam sektörüne yönelik eko-solvent baskı makineleriniz var. Reklam ve endüstriyel sektörlerine yönelik farklı baskı çözümleri de sunacak mısınız?

Serkan Karatepe: Reklam ve endüstriyel gruba yönelik parkurumuzu genişleteceğiz. Daha önce de belirttiğim gibi, 2O2O yılı sonrası direkt kendi üretimimizi yapıyor olacağız. Ancak öncesinde farklı makineleri ithal edip bu konuda öncelikle tecrübe kazanmayı hedefliyoruz. Bu amaçla da reklam sektörüne iyi bir UV baskı makinesi ile giriş yapmak istiyoruz. Bu konuda bize, yakın zamanda Karatepe Makine’nin Genel Müdürü olarak görevine başlayan Serkan Tezeren ön ayak oldu. Kendisinin uzun yıllara dayanan reklam ve endüstriyel baskı sektörlerindeki tecrübeleri, bize bu konuda oldukça ivme kazandırdı.

Mart ve Nisan aylarında yurtdışındaki farklı fuarlara katılıp, temsilciliğini alacağımız markayı kesinleştireceğiz. Şu anda halihazırda İsviçreli ve Kanadalı iki firma ile görüşmelerimiz devam ediyor. Her iki firma da ılımlı; biz bu iki ay boyunca yapacağımız görüşmeler neticesinde bir karara varacağız.

Serkan Bey, bu vesileyle size de Karatepe Makine’deki yeni görevinizin hayırlı olmasını dileriz. Karatepe Makine olarak, reklam ve endüstriyel baskı sektörlerine yönelik olarak portföyünüze UV baskı makinesi eklemenizin sebebi nedir? Uzun yıllardır tekstil sektörüne yönelik faaliyet gösteren bir firma olarak, sizi UV baskıya yönlendiren ne oldu?

Serkan Tezeren: Tekstil sektöründe satışlar çok hızlı olmasına rağmen kar marjlarında ciddi bir daralma var. Özellikle dispers baskıda sektörde çok firma var; problemli müşteri sayısı maalesef çok fazla. Yakaladığınız kar marjının yüzde 5O’sini kaybediyorsunuz, bir kısmını da teknik servis için harcıyorsunuz. UV baskıda ise, hem kar marjları yüksek, hem de kurumsal firmalar ile çalışma imkanı elde ediyorsunuz. Biz de daha endüstriyel bir seviyeye atlamak için bu sektöre giriş yaptık. 2O2O yılından itibaren de zaten bu makineleri kendimiz üretiyor olacağız. Ayrıca UV makine grubu sadece reklam sektörü ile sınırlı değil; bu sayede cam ve ahşap gibi farklı sektörlere de giriş yapmış olacağız. Her ne kadar sektörde bu segmentlere yönelik makine satışı yapan firmalar olsa da, birçoğu yeterince kalifiye değil. Bizim amacımız, doğru firmaya doğru ekipman sunmak

Karatepe Makine’de görevinize başladığınızdan bu yana hayata geçirdiğiniz ve önümüzdeki süreçte hedeflediğiniz projeleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Serkan Tezeren: Yakın zamanda reklam sektörüne yönelik yeni bir eko-solvent baskı makinesini bünyemize kattık. Yukarıda da bahsettiğim gibi, UV baskı makinemizin de önümüzdeki süreçte satışına başlayacağız. Bunlar, şu anda piyasada satılan düşük kaliteli gruplardan çok daha farklı; biz Karatepe Makine olarak daha iyi üreticilerden daha profesyonel ve çok daha yüksek kaliteli makineleri getiriyoruz. Satmayı planladığımız makineler, yine Çin makinelerinin satış fiyatlarına yakın olacak. Daha profesyonel makine getirirken en büyük amacımız şu: İyi bir makine demek, daha az servis maliyeti, daha az zaman kaybı, daha fazla verimlilik ve karlılık demek. Biz istiyoruz ki, insanlar az ya da çok ne kadar para verirse versin karşılığını en iyi şekilde alsın. Sektörde makine üreticisi ya da tedarikçisi çok sayıda firma var. Biz ise hem getireceğimiz makine grupları hem de sunacağımız hizmet ile insanların bugüne kadarki alışkanlıklarını değiştirmek istiyoruz. Bu yüzden daha çok ezberleri bozmak ve alışılageleni değiştirmek için yola çıkıyoruz.

“Primersiz cama direkt tutunabilen cam boyaları getiriyoruz”

Bildiğiniz üzere sadece makine değil boya satışlarımız da mevcut. Bu kapsamda da çok özel bir cam boyasını ilk kez Türkiye pazarına getiriyoruz. Bütün anlaşmalarını tamamladık, yakın zamanda stoklarımızda olacak. Boyanın en önemli özelliği cama direkt tutunabiliyor olması; herhangi bir primere gerek duymuyor. Aynı zamanda ahşap ve reklam sektöründe de kullanılabiliyor. Sert ve esnek pek çok materyale de uygun. Bu boyamızı çok özel fiyatlarla satışa sunacağız. Ayrıca eko-solvent ve solvent boya grubumuza da yeni markalar katılıyor. Bu grup için de anlaşmalarımız tamamlanmış durumda. Yeni ürünlerimiz, çok daha kaliteli, insan sağlığına çok daha az zarar veren ve doğaya duyarlı ürünler. Bu boya grubumuz da çok özel fiyatlarla satışa sunulacak.



Bu içerik 747 defa okundu.