21 Kasım 2017 Salı 15:05
English Page
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Kasım 2014 Çarşamba 23:38

Alfa Lazer 160'ın Üzerinde Ürün Çeşidi ile Reklam Sektörüne Çözümler Sunuyor

Bugün 160’ın üzerinde dijital baskı ve reklam malzemesinin ithalatını gerçekleştiren Alfa Lazer firma ortaklarından İzak Faraci ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Faraci, sektörle ilgili yorumlarını da SignGraphic ile paylaştı.
Alfa Lazer 160'ın Üzerinde Ürün Çeşidi ile Reklam Sektörüne Çözümler Sunuyor

1993’te toner ve kartuş ithalatı için kurulan Alfa Lazer, 1999 senesinde inkjet yazıcılar için A4 fotoğraf kağıdı getirmeye başlayarak dijital baskı sektörüne giriş yaptı. Ardından rulo halinde fotoğraf kağıdı ve yapışkanlı malzemeler gibi ürünleri de portföyüne dahil etmeye devam eden firma, bugün 160’ın üzerinde dijital baskı ve reklam malzemesinin ithalatını gerçekleştirmektedir.

Her geçen yıl ürün portföyünü genişleterek, kullanıcıların ihtiyaç duyduğu tüm malzemeleri en kaliteli çözümlerle ve servis güvencesiyle sağlayan Alfa Lazer, bugün hizmet standartlarını yükselterek sektörün çözüm ortağı olmaya devam etmektedir.

Öncelikle sizin sektör deneyimlerinizden başlayarak, Alfa Lazer’in kuruluş hikayesini de öğrenebilir miyiz?

Çalışma hayatıma 1966 yılında kırtasiyeci olarak başladım. Daha sonra 1986 yılında, adı “Hesap Makineleri”nin kısaltması olan ilk şirketim Hesmak’ı kurdum. Bugün de halen Vifar adındaki şirketim kanalıyla kırtasiye sektörüne yönelik ithalat yapmaya devam etmekteyim.

1993 yılında ise orijinal printer kartuşu satan ve aynı zamanda Türkiye’de ilk defa kartuş dolum işlemini gerçekleştiren Alfa Lazer’i kurduk. Kısa süre içerisinde kartuş dolum yapan firmaların da sayıca artmasıyla bu işi bırakarak, 1995 yılında İsviçre’den getirdiğimiz dijital baskı malzemelerinin satışına başladık. O zamana kadar kırtasiye ithalatı için sıkça ziyaret ettiğimiz Çin’e bu sefer dijital baskı malzemelerini araştırmak için gittiğimizde, hem İsviçre’den gelen ürünlerle aynı kaliteye sahip ve üstelik daha uygun fiyata olduğunu görünce Çin’den dijital baskı malzemeleri ithal etmeye başladık.

“Son kullanıcı için alışveriş yaptığı ve hizmet aldığı kuruma duyduğu güven çok önemlidir”

Satışlarınızı toptancılar aracılığıyla değil, doğrudan son kullanıcıya yapıyorsunuz. Böyle bir satış politikası izlemenizin sebebi nedir?

İlk olarak, son kullanıcı için alışveriş yaptığı ve hizmet aldığı kuruma duyduğu güven çok önemlidir. Kullanıcı, daha fazla ödeme yapacak olsa da alıştığı firmayı daha üstün tutar. Ancak toptancı için daha fazla kar elde etmek ön planda olacağı için, böylesi bir güven ve sadakat ilişkisi daha azdır. Ayrıca, müşteri ihtiyaç duyduğu tüm malzemeleri, tüm ebat ve renkleriyle hepsini bizde bulabildiği için aracı bir firmaya ihtiyaç duymuyor.

Doğrudan son kullanıcıya satış yapmanız demek küçük adetli gönderimler de yapabilmeniz anlamına geliyor. Tüm talepleri karşılamak zor olmuyor mu?

Elbette birtakım sıkıntılar oluyor. Örneğin, sadece 100 liralık malzeme isteyen bir müşteri, acil bir işi olduğunda sabah arayıp, akşama kadar malzemenin elinde olmasını talep edebiliyor. Biz de İstanbul’un neresinde olursa olsun gönderim yapmaya ve müşterimizi mağdur etmemeye çalışıyoruz. Ama genellikle aynı bölgede sipariş olduğunda toplu gönderim yapmayı tercih ediyoruz. Nasıl ki bir yoğurt markası AVM’lere ve küçük marketlere her sabah geliyor ve istenilen malları temin ediyor, biz de aynı şekilde müşterimizin talebine hızlıca yanıt vermeye çalışıyoruz. Bu çok önemli bir servistir.

“Biz şu anda sadece piyasada bulunan makinelere göre malzeme getirmekle mükellefiz”

Şimdiye kadar makine satışı yapmamanızın nedeni nedir? Bundan sonra da portföyünüze dijital baskı makinelerini eklemek gibi bir planınız var mı?

Açıkçası 20 sene önce de bu konuda tereddütlerimiz vardı ancak hiçbir zaman makine satışı yapmak istemedik. Şöyle ki, Hesmak adlı firmamda Canon’un Türkiye mümessilliğini yürütürken, Canon bizi Hannover’da düzenlenen bir fuara davet etti. Türkiye’de iki ayrı mümessil ile çalışmak istemediğini ve bizim fotokopi makinelerini satmamızı istediğini söyledi. Böylece, fotokopi makinelerinin de satışına başlamış olduk. Ancak bu süreç içerisinde Türkiye’de makine satışının ne kadar zor olduğunu gördüm. Biz şu anda sadece piyasada bulunan makinelere göre malzeme getirmekle mükellefiz.

Makine satışı yapabilmeniz için, getirdiğiniz makine sayısı kadar yedek parçasını da getirmeniz ve çok iyi bir teknik servis kurmanız gerekir. Bugün makine satışı yapmaya başlayan yeni firmaların kısa süre sonra sıkıntı yaşamalarının en önemli sebeplerinden biri de bu iki noktayı önemsememeleridir.

“Çin’de üretilen dijital baskı malzemelerimiz bizim isteğimiz doğrultusunda en kaliteli malzemelerle üretilir”

Piyasada Çin’den gelen malzemelere karşı bir güvensizlik ve önyargı söz konusu. Siz de Çin’den ithalat yapan bir firma olarak bu tür önyargılara karşı ne söylemek istersiniz?

Şöyle ki, Çinli üreticiden eğer 10 liralık mal isterseniz, size 10 lira edecek bir mal yapar. 100 liralık isterseniz de aynı değerde mal üretir. Örneğin, benim 20 yıllık tescilli markam olan Fujika kapaklı dosyalar Çin’de üretilmektedir. Kapağın kaç mikron kalınlıkta olacağından tutun da kullanılacak malzemeye kadar ben taleplerimi iletirim ve bu doğrultuda mal üretilir. Aynı şekilde, dijital baskı malzemelerinde de bizim isteğimiz doğrultusunda en kaliteli malzeme üretilir. Almanya ve Belçika üretimi malzemeler daha pahalı olduğu için, Çin üretimi malzemeler müşteriye en uygun şekilde çözüm sunuyor.

Sektöre hizmet vermeye başladığımız ilk yıllarda, istediğimiz kalitede malzeme gelmeyince, 50 bin dolarlık one way vision ürünü çöpe attığımı bilirim. Dolayısıyla, zamanla en kaliteli ürünü nasıl ürettirebileceğimiz konusunda uzmanlaştık.

“Piyasaya ilk girdiğimizde en fazla 60 günlük çeklerle çalışırdık. Bugün vadeler çok uzadı”

Piyasada en çok sıkıntısı çekilen konulardan biri de uzun vadeler ve ödemeler. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

Piyasaya ilk girdiğimizde en fazla 60 günlük çeklerle çalışırdık. Bugün vadeler çok uzadı. Kaldı ki alacak konusunda çeke bağlanmamış birçok hesap söz konusu. Günde en az 3 kez sipariş veren müşterilerimiz var. Bu şekilde de bir de bakmışsınız müşterinin 30.000 liralara varan borcu olmuş. Bu alacakları tahsil etmek elbette bizim için de sıkıntı yaratıyor, çünkü İstanbul dışına gidecek satış elemanlarının ayda birkaç kez müşteriyi gidip ziyaret etmesi ve çekleri alması bizim için de ekstra bir maliyet anlamına geliyor.

4-5 sene önce, Temmuz ayında bir kanun değişikliği oldu. Buna göre, eskiden olduğu gibi ödenmeyen bir çek olduğu zaman satıcının mallarına haciz koyulamıyor. Artık yasalar borçlunun lehinde olduğu için tek çözüm peşin satış yapmak. Ancak herkes nakit ya da kredi kartıyla mal almak istemediği için de mecburen vadeli çeklerle satış yapmak zorunda kalıyoruz. Ama daha önce çalışmadığımız firmalar geldiğinde peşin ödeme ile satış yapıyoruz. Bu kazanın içinde herkes var ve kazan bir şekilde kaynıyor.

Piyasada uzun vadeler dışında yaşadığınız başka ne gibi problemler var?

Sektör gün geçtikçe daha iyi duruma geliyor. Yeni makinelerin ve yeni teknolojilerin pazara girmesiyle, sektör daha da gelişiyor. Buna paralel olarak, işini bilinçli yapan kişiler de para kazanabiliyor. Aksi takdirde çok düşük karlarla çalıştığınızda kazanmak çok zor. Burada kural şudur: Cironun yüzde 10 ya da 15’i net kar olarak kalmalıdır. Bu hesaplar yapılmazsa şirketin ayakta kalması çok zor.

“Kemerburgaz’da 2500m2’lik depomuz ile yüksek stok tutma imkanına sahibiz”

Stok durumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Kemerburgaz’da 2500m2’lik depomuz var. Dekotadan fotoblok ürünlere, display panolardan kağıt malzemelere kadar toplam 160 çeşit üründe istenilen ölçü ve renkte stok tutma imkanına sahibiz. Alfa Lazer olarak şirket prensibimiz gereği, malzemenin bize ulaşması dört ayı bulduğu için, eksilen mallara veya dört ayın sonunda eksileceğini düşündüğümüz mallara göre siparişi veririz. Müşteriye hiçbir zaman istenilen malzemenin elimizde olmadığını söylemeye lüksümüz yok. Daima yüksek stok tutmak zorundayız.

“Sign İstanbul Fuarı’nda, en yeni ürünümüz olan sabit mıknatıslı panomuzu tanıttık”

Geçtiğimiz aylarda Sign İstanbul Fuarı’na katıldınız. Fuar nasıl geçti?

Fuar bizim için gayet güzel geçti. Yeni çıkan malzemelerimizi sektörle buluşturduk. Tanıtım yapabilmemiz için fuarlara ihtiyacımız var. Bu amaçla da Sign İstanbul Fuarı’na katılma kararı aldık. Her sene tanıdığımız müşterilerimizin yanı sıra, yüzde 10 oranında yeni müşterilerimiz de fuarda bizi ziyarete geliyor. Fuarda, en yeni ürünümüz olan sabit mıknatıslı panomuzu tanıttık. Bu ürün sayesinde, görseller özel bir uygulayıcı ekibe ihtiyaç kalmadan birkaç saniye içinde mağaza personeli tarafından değiştirilebilecek.

Son olarak eklemek istediğiniz noktalar var mı?

Önceden senede dört kez Çin’e giderdim. Artık sağlık koşullarımdan dolayı benim yerime Tülin Hanım ve Selim Bey Çin’e sık sık gidiyorlar. Onlar yeni çıkan makine ve teknolojileri bizzat takip ediyorlar. Biz de yeni çıkan teknolojilerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri Türkiye pazarına sunmaya çalışıyoruz. Bugün 160 farklı çeşitte malzemeyi pazara sunarak, kullanıcının ihtiyaç duyduğu tüm malzemeleri tek bir noktadan kolaylıkla temin edebilmeleri için çaba gösteriyoruz.

Bu haber toplam 13591 defa okunmuştur
Etiketler: ,
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 SignGraphic | Kaynak gösterilse dahi izinsiz içerik kopyalanamaz.